Üniversitede Değişen Sex Hayatım – Bölüm 1

2. BÖLÜME GİTMEK İÇİN TIKLAYIN!

Merhabalar, adım Ertuğrul. 29 yaşındayım ve İzmir’de oturuyorum. Eşimle 6 yıllık bir evliliğimiz var ve onunla tanışmam çok değişik bir şekilde oldu. İzmir’de bunaldığım dönemlerdi. Yaşım 18’di ve en deli çağlarımdaydım. Konya’da bir Üniversite kazanmıştım ve o yüzden okumaya oraya gidecektim. Aileden biraz uzak kalmak, kendi ayaklarımın üzerinde durmak istiyordum. Daha rahat olacaktım. Konya’yı kazandıktan sonra hemen ev tutma kararı aldım. Yurtlarda sürünmek istemiyordum. Kendi başıma ayakta durmanın ilk adımının bir eve, bağımsız olarak bir eve çıkmak olacağını düşünmüştüm. O yüzden de ailemin “İlk sene yurtta kal. “ kararına ters çıkarak hemen kendime bir ev aradım. 1+1, ufak, çatı katında güzel bir daire bulmuştum. Hem de şansıma okula yürüme mesafesi kadar yakındı. Aile yönünden parasal sıkıntım yoktu.

 

O yüzden herhangi bir işe girmek gibi bir kaygı gütmemiş, sadece okuluma ve ortamlara konsantre olacaktım. Civar yerlerden, mahalleden ve esnaflardan olanlar dışında çok büyük bir çevre, dostluk kuramamıştım daha. Okulun açıldığı ilk günlerde ise pek fazla uğramıyordum. Genelde derslerimiz 2. Haftaya hatta 3. Haftaya sarkıyordu başlamak için. Konya civarında bu vakitlerde de takılabileceğim mekanların keşiflerini yapıyordum. Yaz aylarında olmamıza rağmen Konya’da açık saçık giyinen kız bulmak çok azdı. Genellikle türbanlı kızlar vardı ve açık olanlarda genelde kot pantolon veya diz kapağında etekler giyebiliyordu. Aşırı açık, kısa şeyler giyen çok azdı. İzmir’den gelen birisi için tabii ki bu durum çok kötüydü. İlk baştan umudum kırılmıştı neredeyse. Bu arada artık iyiden iyiye okul başlamıştı. Dersler ilerliyordu ve bende devamlı olarak Üniversiteye gitmeye başladım. Okulun 3. Haftasının ilk günleriydi. Sabahtan dersim vardı ve sınıftan içeriye girdim.

 

Daha uyanmak ile uyanamamak arasındaydım ve kantinden aldığım acı kahvem önümde duruyordu. Arada bir yudum alıyordum ve kendimi bu şekilde ayık tutmaya çalışıyordum. Sigara içmek istiyordu canım ama dersten çıktığım sırada hoca gelirse derse giremezdim. Kıl bir hocaydı ve kendisinden sonra gelenleri derse almıyordu. O yüzden kendimi dizginliyor ve önümdeki kahveyle yetinmeye çalışıyordum. Bir yandan da sınıf kapısına bakıyordum. İçeriye tanıdığım arkadaşların girmesini bekliyordum ki içeriye bir kız girdi. O 3 hafta içinde okula geldiğim sürede hiç görmemiştim o kızı. Dışarıda da rastladığımı hatırlamıyordum zira böyle bir kızı görsem, özellikle Konya gibi bir yerde asla unutmazdım. 170 boylarındaydı, kızıl saçları omuzlarının biraz daha altına kadar iniyordu. Bembeyaz, süt beyazı teni parlıyordu adeta. Güzel, ufak suratlı, mavi gözlü, gayet hoş bir hatundu. Fiziksel özelliklerine gelecek olursak; göğüsleri ortalamadan biraz daha büyük, ne çok göze batacak kadar büyük ne de aşırı ufaktı. Dimdik duran göğüsleri yuvarlaktı.

 

Kalçaları ise vücuduyla orantılıydı. Fakat beni en çok büyüleyen şeyi ise kalçalarının çıkıklığı ve dolgunluğuydu. Üzerinde dirseklerine kadar katlanmış dar bir gömlek, altında ise daracık bir kot pantolon vardı. Kalçaları, bana arkasını döndüğü sırada beni büyülemişti. Benim oturduğum hizada, iki yan sırama oturdu ve çantasını masaya bıraktı. Gözleriyle bir süre sınıfı kestikten sonra gözlerimiz çakıştı. Birkaç saniye baktıktan sonra hafif bir tebessümle başını eğerek tatlı bir selam verip önüne döndü. İsmini, yaşını, nereden geldiğini, kim olduğunu bilmiyordum. Tanışmak istesem bile böylesine güzel, alımlı bir kızın beni tersleyeceğini düşünüyordum. Sonra da kendi kendime soruyordum “Tersleyecek, burnu havada ve egolu bir kız olsa. İlk defa gördüğü erkeğe selam verir miydi?” Bu düşünceler içerisinde kaybolmuşken hocanın derse girmesiyle kendime geldim. Koca sınıfta 10-15 kişi kadardık. Yine çoğu kişi derse gelmemiş veya uyanamamıştı.

Bir Cevap Yazın

Email adresiniz kesinlikle hiç kimse ile paylaşılmayacaktır. Tüm alanları doldurunuz. *

DMCA.com Protection Status